BURAYA DİKKAT

Astım

Yazarlar

Vay merhametsiz…

29 kez görüntülendi

İnsan olmanın birinci şartı, merhamettir. O yoksa ya da eksikse, birçok sıkıntı vardır. Bu nedenle rahmetli Nurettin Topçu, şu tavsiyede bulunuyor: Kalbe yapılan ilk aşı, merhamet aşısı olmalıdır.

Bugün yaşadığımız birçok sorun, hiç kuşkusuz, içimizdeki merhamet yetmezliğinden kaynaklanıyor. Ne söylemek istediğimizin daha iyi anlaşılması için şöyle de ifade edebiliriz: İnsanların tüm acıları, insanların acımasızlığındandır. 

Merhamet kavramından uzaklaşan, sadece acıma duygusunu kaybetmez. Her şeyini yitirir. Dolayısıyla, merhametsiz birinin veya bir toplumun kirli ve bozuk olduğunu söylemek, bize yanlış yaptırmaz.

Merhamet, rahmetten gelir. İnsanlara merhamet ederseniz, Allah da size merhamet eder. Ama görüyoruz ki, merhamet kavramından hızla uzaklaşıyoruz. Kimsenin kimseye merhamet göstermeye niyeti yok. Bizler merhamet yoksunu oldukça, merhamet de göremiyoruz.

Buradan şuraya geçelim: Hıristiyanlık, ‘merhamet’ kavramı üzerine inşa edilmiştir. Bunu şu şekilde yorumlayabiliriz: “Demek ki, o dönemde, insanoğlu merhamet kavramından uzaklaşmıştı.”

Hazreti İsa şöyle diyor: “Size bir tokat atana diğer yanağınızı da dönünüz.”Bugünkü Hıristiyanlar, bırakın tokadı kabul etmeyi, onlara tokat atmak aklına gelmeyenleri bile, “önleyici tedbir” adı altında ortadan kaldırıyorlar. 

Hıristiyanların merhamet kavramından uzaklaşınca, nasıl bir şeye dönüştüklerini, yüzlerce yıldır gördük, görüyoruz. İşte, aramızdaki farka dair, bir örnek: Osmanlı Devleti, güvercinlerin deneylerde kullanılmasını yasaklarken; Avrupalılar, insanları kobay olarak kullanıyordu.  

Kuşkusuz bu örnekleri çoğaltabiliriz. 

Batılılar, Amerika ve Afrika kıtasının yerlilerini sömürdüler ve öldürdüler. Kalanları da Hıristiyanlaştırdılar. Haçlı Seferleri sırasında sadece Maara şehrinde yaptıkları katliamı hatırlatmak bile, sanırım her şeyi özetleyecektir.

Modern dönemdeki Hıristiyanlar, hatalarından ders çıkarıp durulacaklarına, daha da azgınlaştılar. Diğer dinlere mensup olanların yanı sıra, kendi dindaşlarına da olmadık zulümler yaptılar. Japonya’ya atom bombası atmakla ve İslâm coğrafyasını işgal etmekle yetinmeyip; kendi şehirlerini de yerle bir ettiler.

Dünkü durum bu şekildeydi. Bugünkü durum ise şu şekilde: Hıristiyanlar, sadece merhamet kavramını değil, neredeyse bütün insani değerleri yerle bir ettiler, yok saydılar. 

Durumun vahametini anlamak, merhametin nasıl yok olduğunu görmek için çok uzaklara ya da hareketli bölgelere gitmeye gerek yok. Merhamet eksikliği, sosyal hayatın her alanında karşımıza çıkıyor

Hadi, bir örnek de buna verelim: Geçtiğimiz günlerde, 22 Temmuz’da, Bosna Hersek’ten bir haber geldi. Srebrenitsa annelerinin sembol ismi Hatice Mehmedoviç, Hakk’a yürüdü. (Allah rahmet eylesin. Mekânı, cennet bahçesi olsun inşallah.)

Srebrenitsa Anneleri Derneği Başkanı Hatice annemiz, 1995’deki soykırımda, üç kurban verdi: Eşi Abdullah ve oğulları Almir ile Azmir. Onların, cesetlerinin tüm parçaları bile hiçbir zaman bulunamadı. Sadece birkaç kemikleri defnedildi. Buna rağmen tevekkülü elden bırakmayan Hatice annemiz, şunu söyledi: “En azından elimizde birkaç parçaları var. Birçok anne bunları da bulamadı.”

Yıllarca, intikam değil, adalet peşinde koşan Hatice Mehmetoviç’in vefat ettiğini öğrenen, sadece dostları değildi. Sırp faşist Çetnikler de haberi almışlardı. Onlardan bir tanesi olan Sırp Radikal Partisi Milletvekili Vjerica Radeta@VjericaR twitter hesabından, şu mesajı paylaştı: “Srebrenitsa İş Kadınları Derneği Başkanı Hatice Mehmedoviç ölmüş. Cenazesini kim organize edecek, kocası mı, oğulları mı?”

Anlatmaya çalıştığım şey, işte bu…

İlk bakışta, masum bir mesaj hissini uyandırıyor. Fakat hiç de öyle değil. Tam olarak şu: Ölüye bile saygısı olmayan eli kanlı bir faşist Sırp Çetnik’in, kıt aklıyla, dalga geçme çabası. İslam’a ve Müslümanlara karşı bitmek bilmeyen düşmanlıklarının dışa vurumu.

Allah, sanki bu insanların kalplerini söküp almış. Merhamet damarları kesilmiş, gözyaşı pınarları kurumuş. Demek ki bunların, sevgiyi ve merhameti öne çıkaran, İsa peygamberle de bir ilgileri kalmamış. Bunlar, her şeylerini şeytana satmışlar. İnsan olmanın gereklerini yapmadıkları gibi, hepsini toptan reddetmişler.

Söylenebilecek daha çok şey var. Fakat biz Murat Menteş’in bir cümlesi ile noktayı koyalım: “Kayıtsız şartsız merhamet, ne kadar besleyici, doyurucu bir gıdaymış meğer.”

İçimde kalmasın, Çetnik Vjerica Radeta’nın sorusunu cevaplayayım ve bir soru da ben sorayım: Rahmetli Hatice Mehmedoviç’i, sadece Boşnaklar değil, 81 milyon (Türkiye) ebedi istirahatgâhına uğurladı. Şehitler ve melekler, onu cennette karşılayacaklar inşallah. Peki, ya sizi cehennemde kim karşılayacak?

https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ayhan-demir/vay-merhametsiz-25234.html

Ayhan Demir
Ayhan Demirayhan_demir@hotmail.com