BURAYA DİKKAT

Astım

Yazarlar

Sen ne hakla “soykırım” için “katliam” kelimesini kullanıyorsun? Kimsin sen?

68 kez görüntülendi

Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY) yıllarca delil topladı, yüzlerce tanık dinledi ve Lahey Adalet Divanı’na Srebrenica’da yaşanan gerçekler ile ilgili raporunu sundu. BM Lahey Adalet Divanı’ndaki farklı uluslardan oluşan Dünya çapındaki 15 yargıç, bir daha dosyaları incelediler ve hem Karaciç hem de Mladiç’in davalarında Srebrenica’da Boşnaklara karşı soykırım suçu işlendiğini kabul ederek Karaciç’e 40 yıl, Mladiç’e ise ömür boyu hapis cezası verdi.

Sırbistan Devlet Başkanı Miloşeviç davasında ise Miloşeviç, dava sürerken hapiste öldüğü için davası düşmüştü ama, Sırbistan Devleti “Soykırımı önlememekten” suçlu bulunmuştu.

İsterseniz size, 26 Şubat 2007’de açıklanan Lahey Adalet Divanı kararlarından 2. maddeyi bir daha hatırlatayım:

  1. 1995 Temmuzunda “Srebrenica’da meydana gelen soykırım” konusunda Sırbistan, BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırma Sözleşmesi’ne göre soykırımı önleme yükümlülüğünü ihlal etmiştir,
  2. Sırbistan, Ratko Mladiç’in “soykırım” ve “soykırıma iştirak suçlamaları” nedeniyle yargılanacağı Eski Yugoslavya için kurulan Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’ne teslim edilmemesi ve mahkemeyle tam bir işbirliği yapmaması nedeniyle BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırma Sözleşmesi’ne göre yükümlülüklerini ihlal etmiştir,

11 Temmuz 2018 günü, her sene olduğu gibi Srebrenica Boşnak Soykırımı ile ilgili anma törenleri, yazılar, tv programları ve sosyal medyada paylaşımlar yapıldı.

Bosna Hersek’te Republika Srpska Ordusu (VRS) ve Sırp paramiliter gruplar tarafından 1992 yılında Bosna Hersek’in işgali ile başlayan soykırım, 1995 yılında Srebrenica ile son bulmuştu. Ahmiçi’de Hırvatların (HVO) Boşnaklara yaptıkları soykırımda BM barış gücü İngiliz askerlerinden oluşmuştu. Srebrenica’da ise Hollandalı askerler vardı. Her ikisine rağmen soykırım yapıldı. Dolayısı ile yapılan soykırımlarda BM’nin de suçu var! Batılı ülkelerin de suçu var! Bu nedenle mahkeme ve yargıçlar üzerinde büyük siyasal baskılar yapılmış, buna rağmen soykırım yapıldı kararı çıkmıştı.

Gelin görün ki bizim Boşnak diye bildiğimiz bazı insanlar ve Bosna Sancak isimli bazı kuruluşlarımız, yıllardır yaptığımız uyarı ve bilgilendirmelere rağmen nedense Adalet Divanı’nın soykırım dediği insanlık suçuna bir türlü “soykırım” diyemiyor, onun yerine hukuki anlamı ve cezaları ile yaptırımları bakımından çok farklı olan “katliam” kelimesini kullanıyorlar.

Arkadaş siz kimsiniz ya? Siz, her biri 60 yaşından büyük 40 yıllık Dünya’nın en saygın 15 yargıcından, savcılardan, onlarca avukatlardan uluslararası hukuku, insanlık suçları konusunu daha mı iyi biliyorsunuz? Siz, konu ile ilgili onlarca ülke siyasetçisinden daha çok şey mi biliyorsunuz? Savaşı yaşamış onlarca askerden, askeri uzmandan savaşı ve işlenmiş olan savaş suçlarını daha iyi mi biliyorsunuz? Siz kimsiniz ya? Hiç mi insanlık adına insanlıktan, insanlardan utanmıyorsunuz da uzmanı olmadığınız konularda ahkâm kesiyorsunuz.

Soykırıma katliam diyenlerin başında soykırımı yapan çetnikler ve çetniklere destek verenler geliyor. Siz insanlık düşmanı ırkçı, faşist çetniklere destek mi veriyorsunuz? Üstelik soykırıma katliam diyenler arasında sosyal demokrat, sosyalist ve komünistler de var. Ya siz nasıl bir antifaşistsiniz?

Savaştaki resmi kayıpların yüzdesini biliyor musunuz? Boşnaklar %66, Sırplar %26 ve Hırvatlar %8. Kim kime saldırdı? Sırplar ve Karadağlılar önce Hırvatlara saldırmadı mı? Dubrovnik’i kim aylarca bombaladı? Sonra Bosna Hersek Cumhuriyeti’ne yine aynı taraf saldırmadı mı? Niye saldırmışlardı? Bosna Hersek Cumhuriyeti’ni ve Boşnakları yok etmek için. Bunun yolu da etnik temizlik ve soykırımdan geçer!

Soykırım bir insanlık suçudur. O millet, bu milletten önce soykırımda insan öldürülür. Sivil, silahsız ve savunmasız, masum insanlar yakılarak, derileri soyularak, her türlü işkenceler ile planlı ve sistemli bir şekilde öldürüldü. Toplama kampları hazırlandı. Sistemli şekilde kadınlara tecavüz edildi. 20 bin çocuk öldürüldü. Hey sen, hangi katliamdan bahsediyorsun? Üstelik tarihte de en az 10 defa benzerleri yapılmışsa. Bunun ırkçı, faşist bir proje olduğunu görmüyor musun?

Bakın ben size 3 örnek vereceğim; neden Srebrenica’da Boşnaklara katliam değil de soykırım yapıldığını çok net anlatayım?

1- Lahey’deki mahkemeden bir tanık ifadesi: “Banya Luka’da 9 Temmuz günü (Soykırımdan 2 gün önce) Karaciç ile bir araya geldik. Karaciç bize Srebrenica’yı bir-iki gün içinde tamamen ele geçireceklerini söyledi. Biz de ona, oradaki sivil Boşnakları ne yapacaksınız diye sorduk. O bize, erkeklerin hepsi öldürülecek dedi.” Katliam, silahsız sivillere karşı önceden  planlanmış bir şekilde yapılmaz?

2- 11 Temmuz günü soykırım başlatılmış ve akü fabrikası önünde 50-60 arası Boşnak erkeği kurşunlanarak öldürülmüştü. Toplu infazdan daha 10-15 dakika geçmeden fabrika önüne kamyonlar getirildi ve cesetler hemen kamyonlara yüklendi. Bu kamyonları kim hazır hale getirmişti? Genelde katliamlarda insanlar öldürülür ve o halde bırakılırlar!

Ardından kamyonlar ormanlık alanlara doğru farklı yönlerde gitmişlerdi. Vardıkları yerde iş makineleri toplu mezar için çukurlar kazmıştı. Kim bu iş makinelerine Boşnaklar daha öldürmeden önce toplu mezar çukurlarını kazdırdı? Katliamlarda böyle şeyler olur mu?

Kamyonlardaki cesetlerin hepsi tek bir çukura atılmamış birkaç tanesi bir çukura atıldıktan sonra kamyon, yerini daha önce bildiği veya şoförüne söylendiği başka bir çukura doğru hareket etmiş o çukura da birkaç ceset atmış, böylece cesetler birbirinden uzak yerlerdeki toplu mezarlara dağıtılmış. Sonradan bulunmasınlar, bulunsalar bile topluca öldürüldüklerine delil teşkil etmesinler diye. Böyle katliam mı var?

3- Dahası var: Bazı kamyonlardaki cesetler parçalanmış ve her bir ceset parçası farklı toplu mezarlara atılmıştı.

Hangi katliamdan bahsediyorsunuz? Onlarca benzer örnekler verebilirim. Her şeyin çok önceden planladığı ve sistematik bir şekilde insanların öldürüldüğü çok açık. Bu şekilde işlenen insanlık suçuna soykırım denir. Katliam denmez.

Devam ediyorum. Birkaç saat içinde gömme işi tamamlanıyor ve cesetlerin üzeri toprakla örtülüyor. Dağlık ve ormanlık arazide toplu mezarların üstü hemen yeşeriyor, otlar ve çeşitli bitkilerle örtülüyor ve toplu mezar yerleri çevresi ile bütünleşerek tanınmaz ve bulunmaz hale geliyor.

Ancak, soykırımcılar bir şeyi unutmuşlardı; ölüm çiçeklerini (diğer ismi ile Artemis çiçeğini) ve onlarla beslenen mavi kelebekleri! Dağlık ve ormanlık arazide, doğanın sakladığı toplu mezarlarında insan cesetleri ile beslenen ve büyüyüp çoğalan Artemis çiçekleri ile onlara doğru uçup yerlerini belli eden mavi kelebekleri. 300 kadar toplu mezarın bulunmasına ve soykırım suçunun işlendiğinin ispatlanmasına bu çiçekler ve mavi kelebekler neden oldular.

Ayıp, ayıp; Soykırıma çiçekler ve kelebekler bile soykırım dediler ama, bazılarımız  soykırıma soykırım diyemiyor.

Bir daha soruyorum. Kimsin sen? Kime hizmet ediyorsun? İnsanlığa mı? Irkçılığa mı?

Nusret Sancaklı
Nusret Sancaklınsancakli@yahoo.com