BURAYA DİKKAT

Astım

Yazarlar

Sancak’ta aç yatan çocuklar var!

88 kez görüntülendi

İnsanın yaşadığı hayata ve şartlara şükretmesi için bazen başka hayatları görmesi ve onlara dokunması gerekiyor. Öyle ya insanoğlu karşılaştığı ilk sıkıntıyı dünyanın en büyük derdi sanabilecek ve pireyi deve yapabilecek bir mizaca sahip olabiliyor.

Biz muhacirler; bundan yaklaşık 50 yıl önce çok zor bir karar alarak Yugoslavya’dan Türkiye’ye gelen ve burada pek çok şeye sıfırdan başlama iradesini göstermiş insanlarız. Dedelerimizin ve babalarımızın o günkü duruşu, bizim bugünkü huzurumuzun omurgasını oluşturuyor. Biz bugün Türkiyemizde bir vatan, bir mekan, bir makam sahibi olabildiysek en kallavi teşekkürü şüphesiz büyüklerimiz hak ediyorlar. Allah hepsinden razı olsun…

Yeni bir vatana doğru atılan adımlar, ardımızda bıraktığımız “mahzun bir vatan” gerçeğini zaman içinde unutturdu mu? Ne dersiniz? Kimimiz Bosnalı, kimimiz Sancaklı değil miyiz Türkiye Boşnakları olarak? Hala o topraklarda akrabalarımız, izlerimiz, aidiyetimiz yok mu? O topraklar hala bizim değil mi?

Elbette öyle! Aksini düşünseydik, aksi olsaydı Türkiye’de bunca Boşnak derneği neden kurulurdu ki? “Türkiye ile Bosna ve Sancak arasında bir kültür köprüsü olmayı amaçlıyoruz” cümlelerine gerek olur muydu? Gidiş gelişin olmadığı yerde köprüye ne gerek vardı, değil mi?

Derneklerimizin çalışmalarını, güçlerini, doğrularını ve yanlışlarını elbette konuşmalı ve tartışmalıyız. Ancak bugün burada aslolan atavatan ile anavatanı birbirlerine bağlama misyonlarıdır. Bosna Hersek ve Sancak Bölgesi’ni göç ile unutmanın, yok saymanın mümkün olmadığı bilincini hayatımıza yerleştirmeli, gelecek nesillerimize tabiri caizse empoze etmeliyiz.

Ve gerçekler…

Özellikle Yugoslavya’nın dağıldığı 1990’ların başlarından itibaren günümüze ulaşan süreçte Bosna Hersek ve Sancak’ta yaşanan büyük ekonomik sıkıntılar. Tito döneminde kamufle edilen pek çok sorun, bugün artık gizlenemeyecek kadar ortada. En popülist söylemlerle dillendirecek olursak; iş yok, okul yok, yol yok, hastane yok, geleceğe dair umut yok…

Peki ne var? Fakirlik var, çaresizlik var, gençlerin göçü, beyinlerin göçü var.

Bosna Hersek’in Dayton Antlaşması’yla çözümsüz bir çözüme mahkum edilmesi, Sancak Bölgesi’nin de Karadağ’ın bağımsızlığı sürecinde idari anlamda ikiye bölünmesi yarınları biraz daha karanlıklaştırıyor.

Kaybetmememiz gereken topraklar, insanlar, yarınlar…

KURBANLARIMIZ SANCAK’A GİDERSE…

Sancak Bölgesi, tanımlanamayan statüsü ve bilinçli olarak yatırım politikalarının dışında tutulmasıyla ekonomik sıkıntıları en fazla hisseden Boşnak yurdu. Birileri Boşnakların Sancak’ı terk etmelerini ve buradan umudu kesmelerini istiyor. Her aileden en az 1 ya da 2 gencin soluğu Avrupa’da alması, bulduğu her işe razı olması ve memleketindeki ana babasını geçindirme çabası bu stratejinin başarıya ulaştığını da gösteriyor.

Harika doğası, bereketli topraklarıyla övündüğümüz bu coğrafyada insanların açlıkla mücadele ettikleri hiç aklınıza gelir mi? İsim vermeden bir örnekle desteklemek gerekirse; 20-25 bin kişilik bir Boşnak şehrinde her gece 200-250 ailenin aç yattığını, çocukların akşam yemeği yiyemediğini ve yeterli beslenemediğini biliyor muydunuz? Keşke gerçek olmasaydı!

Benzer durumların Türkiye’de de olduğunu söylediğinizi duyar gibiyim. Evet var malesef. Ancak Türkiye’de yardım kuruluşlarının ve özellikle belediyelerin bu duruma karşı önemli hareket alanlarının da bulunduğunu belirtmek gerekiyor.

Oysa, sosyal yardımların yok denecek kadar az olduğu Sancak Bölgesi’nin bu şehrinde yukarıdaki sıkıntıyı bir anda ortadan kaldırabilecek bir aşevi dahi bulunmuyor. Ve biliyor musunuz Sancak’ın hastanelerinde hastalara ve refakatçılarına verilen yemekler için para alınıyor. Eğer hem hasta hem de parasızsanız vay halinize!

Bosna Sancak Kültür ve Yardımlaşma Derneği tüm bu sıkıntılara bir nebze de olsa merhem olabilmek adına 6 yıldır bağış olarak topladığı kurbanları Sancak Bölgesi’nde kesiyor. Sancak’ın asırlık yardım kuruluşu Merhamet ile işbirliği içinde yüzlerce ailenin yokluğuna varlık katmaya çalışıyor. Geçtiğimiz yıl 280 bağışçı ile 43 büyükbaş hayvan kesildi ve etler Sancak’ın 6 farklı şehrindeki ihtiyaç sahibi ailelere “en az 3 kg olmak kaydıyla” ulaştırıldı. Et dağıtılan yerler arasında hastaneler de vardı. Kurban etleriyle pişirilen yemekler için hastalardan para alınmadı.

Bu yıl 7’nci kez kollar sıvandı ve bağışlar toplanmaya başlandı. Hedef geçen yıl rekor olan 280’i de geçmek. Bosna Sancak Derneği’nin ve Merhamet’in güvenilirliği insanlarımızı gönül rahatlığıyla bağış yapmaya teşvik ediyor. Ve kurbanını Sancak Bölgesi’nde kestirenler, etlerin hangi şehirde dağıtılacağına da karar verebiliyor.

Bu yılki kurban hisse bedeli geçen yıl olduğu gibi yine 130 Euro olarak belirlendi. Türkiye’de büyükbaş hayvana ortak olmanın mümkün olmadığı bir bedel bu. Ve bir bağışla hem kurban ibadetimizi yerine getirmiş, hem de ata topraklarımıza önemli bir yardımda bulunmuş oluyoruz.

Eğer siz de “benim kurbanım Sancak’ta kesilsin, etleri Boşnak kardeşlerime ulaşsın” diyorsanız aşağıdaki hesap numarasına bağışta bulunabilirsiniz.

Bosna Sancak Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kurban Bağışı Hesap Numarası

Türkiye İş Bankası Beşyüzevler Şubesi (EURO Hesabı)

TR80 0006 4000 0021 1210 2735 78

Hüseyin Agoviç
Hüseyin Agoviçnovinar@hotmail.com