BURAYA DİKKAT

Astım

Yazarlar

Hakkını vermek

41 kez görüntülendi

Değerli Boşnak Dünyası okurları merhaba,

Yeni bir ay; yeni mutluluklar ve yeni umutlar getirsin sizlere diyerek satırlarıma başlamak istiyorum.

Bazen hiç beklemediğiniz bir anda beklemediğiniz birinin vefat haberini alırsınız. Bu durum sizi hem üzer hem de derin düşüncelere sevk eder. O zaman hayatı ve ölümü sorgularsınız. Hayatın nasıl yaşandığı ve sona erdiğinde geride bıraktığı izler insanın yaşamının ana fikridir bence.

Beni etkileyen ve düşündüren vefat haberi de Abdülmetin Balkanlıoğlu Hocaefendinin vefatı oldu. Kendisini yakinen ve şahsen görmedim. Ama radyo ve televizyonlardan dinlediğim olmuştu. Hatıralarımda kalacak olan en belirgin yönü yüzündeki içten tebessüm ve umut veren bakışlarıydı. Allah yolunda olan ve insanlara bu yolu anlatan bir din adamında bulunması gereken önemli kriterlerdir bence bunlar. Sevgi ve umut ile insanlara Allah’ı anlatmak. Onu diğerlerinden farklı kılan da bu özelliktir diye düşünüyorum.

Abdülmetin Hocanın kendi ağzından anlattığı hayat hikayesini okuyunca düşüncelerimde yanılmadığımı gördüm. Gittiği yerlerde, çalıştığı camilerdeki cemaat ile kurduğu ilişkilerde, insanlara yaklaşımı, dini anlatması hep adım adım, ilmek ilmek olmuş. Ve insanları, cemaatleri ayırmadan, herkesi sevgiyle kucaklayarak. Bu yola baş koyan bir insan ancak bu şekilde bir yaklaşımla insanların hayatlarında ve ruhlarında bir değişim yapabilir. Yani kendi işinin hakkını ancak böyle verebilir.

İnsanların hak ve hukuku olduğu gibi yapılan tüm işlerin de verilmesi gereken hakları vardır. Kişiler ne iş yapıyor olurlarsa olsunlar eğer usulüne uygun ve gerçekten içten yapmazlarsa o işin hakkını tam veremezler. Bazı işler direkt olarak insanlarla iletişim halinde olmayı gerektirir. Ve bu işler insanların hayatlarını diğerlerinden daha çok etkiler. Bu tür işlerde çalışan insanların daha hassas ve içten olması daha da önemlidir.

Öğretmenlik mesleği kişinin eğitim dünyasına açılan kapının anahtarıdır. İyi bir öğretmene rastlamak kişi için en büyük şanslardan biridir hayatta. Oysaki bu bir şans işi olmamalı. Bu mesleği seçen ve bu meslekte çalışan herkes bu mesleğin getirdiği sorumlulukları ve bu mesleğin özelliklerini iyi bilmeli, kendini buna hazırlamalıdır. Sadece akademik bilgi ile değil, yüreği ile de bu işi yapmalıdır. Ya da bu işe hiç girişmemelidir. İnsan hayatındaki hataların ve hayal kırıklarının telafisi olamıyor maalesef.

İnsanlara sevgi ve samimiyet ile yaklaşılması gereken bir diğer meslek de doktorluk mesleğidir diye düşünüyorum. Özellikle bu mesleğe ihtiyaç duyan insanların sağlık sorunları ile birlikte ruhsal dünyalarında da sorunlar oluşabiliyor. Ve diğer insanlardan daha çok ilgi ve anlayışa muhtaç olabiliyorlar. Tüm bu ihtimaller göz önüne alındığında da doktorların daha duyarlı ve hassas olması beklenir. Zor çalışma şartları ve yoğun tempoları bazen buna imkan veremese de karşılarındaki insanların onların yüzündeki tebessüme ve bakışlarındaki umuda ihtiyacı olduğunu unutmamaları gerekir.

Yazının başlarında belirttiğim gibi insanlara sevgi ve umut ile yaklaşacak olan bir diğer meslek grubu da din adamlarıdır. Onların sorumluluk alanları çok daha geniş ve önemlidir. Çünkü onlar insanların hem bu dünyalarını hem de ahiretlerini kurtarmaya yardımcı olacak kişilerdir. Bilerek veya farkında olmadan yapacakları yanlış yaklaşımlar nedeniyle insanları dinden soğutma veya uzaklaştırma durumunda bunun vebali çok büyük olacaktır. Kısacası iki dünyamızı mamur etmek veya yıkmak bazen bir hocanın bakışında, sözlerinde veya davranışlarındadır. Tarihte birçok din düşmanlığı yapan kişiden dinlediğimiz “ben çocukken hafızdım, dindardım, vs. Sonra hocalarım şöyle yaptı, böyle yaptı…” ifadeleri bu olayın vehametini ortaya koymaya yetmektedir.

Evet sevgili okurlarımız, işimiz ve mesleğimiz ne olursa olsun hedefimiz Allah rızası ve mesleğimizin hakkını vermek olmalı. Zaten bu doğrultuda çalışırsak insanların rızası da peşi sıra gelecektir. Ve sadece yaşarken değil, öldükten sonra da arkamızda bıraktığımız izler birilerinin dünyasını aydınlatmaya devam eder. Bu şekilde öldükten sonra da hayırla anılan insanlar olabilmek dileğiyle inşallah.

Allah’ın rızası için çalışan ve bu yolda insanlara hizmeti kendine görev edinenlere rabbim kolaylıklar versin. Yaşamını bu yolda harcamış olan ve ahirete intikal etmiş olanlara da rabbim rahmet eylesin.

Her gününüz öncekilerden daha güzel ve umutla geçsin sevgili Boşnak Dünyası okurları.

Allah’a emanet olun.

Emine Sakarya
Emine Sakaryaeminesakarya@hotmail.com