BURAYA DİKKAT

Astım

Yazarlar

Bosna Hersek’teki Soykırım’ın meşrulaştırılması

22 kez görüntülendi

 “Srebrenica Soykırımı” değil. “Boşnak soykırımı”

Srebrenica; Sarajevo, Mostar, Livno, Nevisenje, Prijedor, Vişegrad, Foça, Gorazde, Bijelina, Brçko tüm Bosna’da  yapılan soykırımın, tecavüzlerin, şehir yıkımının, kültür yıkımın sembolü, alametifarikasıdır. Bu yüzden 11 Temmuz Soykırım “anma günü” olarak belirlenmiştir.

Uluslararası mahkemelerin Bosna Hersek Cumhuriyeti’nde Boşnaklara karşı işlenen soykırım suçuna ilişkin bilimsel araştırma sonuçlarını yalnızca kısmen teyit ederek bunu tek bir mikro bölgeye – 1995 yılının Temmuz ayında BM Güvenli Bölgesi olan Srebrenica topraklarına – indirgemeleri yalnızca bu konuda yetersiz, geç kaldıklarını değil ön yargılı, tarafgirli ve adaletten uzak olduklarını da göstermektedir. Politik bir karardır.

Bosna’da Boşnaklara yapılan soykırımın planlı ve organize olduğunu gösteren kanıtlara ulaşan ve bunları ortaya koyan bu konuda araştırmalar yapan, Dayton antlaşmasının soykırım meşrulaştıran bir anlaşma olduğunu vurgulayan araştırmacılar, akademisyenler arasında Prof. Dr. Smail Çekiç en başta gelmektedir.

Prof. Dr. Smail Çekiç, Bosna Hersek’e yapılmış dış saldırı ve Boşnaklara uygulanmış soykırım konusunda yürüttüğü çalışmalarını 2016 yılında yayınlanan, üç ciltten oluşan (2601 sayfalık) Dejtonski (Mirovni) Sporazum – Legalizacija Genocida u Republici Bosni i Hercegovini / Dayton (Barış) Antlaşması – Bosna Hersek’teki Soykırım’ın Meşrulaştırılması’’ isimli bilimsel eserinde toplamıştır. Bu eser bu alanda yapılmış ve yayınlanmış en kapsamlı çalışmadır. Bosna Hersek Cumhuriyeti’ne yapılan saldırı, saldırı sırasında yaşatılan vahşet, uygulanan zulüm ve soykırım birincil tanıkların ağızlarından alıntılarla, tüm gerçekleriyle, eğmeden ve bükmeden bir anlatımla sunulmuştur. Bu dev eserin özeti, eserin 1999-2307 sayfaları arasındaki “Nihai Değerlendirmeler” bölümünde yer almaktadır ve bu bölüm Bosna Sancak Akademik Kültür ve tarih Vakfı tarafından Türkçeye tercüme edilmiştir. Temmuz ayında Türkiye’deki tüm kitapçılarda bulabileceksiniz.

Hepimizin bildiği gibi Srebrenica’da yaşananlardan sonra Amerika Birleşik Devletleri’nin ağırlığını koyması ile Bosna Hersek’te Barış İçin Genel Çerçeve Antlaşması (Dayton Barış Antlaşması) 21 Kasım 1995 tarihinde Dayton, Ohio’da kabul edildi ve paraflandı. Aynı yıl, 14 Aralık tarihinde, Paris’teki Élysée Sarayı’ında gerçekleştirilen resmi bir tören ile birlikte Bosna Hersek’te Barış İçin Genel Çerçeve Antlaşması ve antlaşma eklerinin asılları imzalandı. Yazarın bu antlaşma ile ilgili kitapta yer alan görüşlerini özet olarak aktarmaya çalışacağım.

“Dayton Barış Anlaşmasının önemli olumlu hükümleri:

– Bosna Hersek Cumhuriyeti’ndeki savaşın durdurulması

– Bosna Hersek devletinin uluslararası ilişkilerde politik bir faktör olarak devamlılığının sağlanmasıdır.

Dayton Barış Anlaşmasının önemli olumsuz hükümleri ise aşağıdaki gibidir:

– Sırp olmayan nüfusu, özellikle de Boşnakları, ulusal, etnik ve dini mensubiyetleri nedeniyle ayrımcılığa maruz bırakan adil olmayan bir barış empoze edildi.

– Uluslararası düzlemde tanınan, egemen, bağımsız, toprakları yekpare olan Bosna Hersek Cumhuriyeti, “Cumhuriyet” niteliğinden mahrum bırakıldı ve bu nitelik, Sırp sahte-devlet yapılanması olan Republika Srpska’ya verildi.

– Tek bir devlet olan Bosna Hersek Cumhuriyeti, bölgesel ve politik olarak yüksek bir özerkliğe haiz ve Bosna Hersek bünyesinde iki tamamen farklı şekilde hatta politik yönetim açısında birbiri ile çelişen birime (Bosna Hersek Federasyonu ve Republika Srpska) bölündü.

– Sırpların bölgesel işgal suçu – Sırp sahte – devlet yapılanması meşrulaştırıldı ve soykırım suçu hukuka uygun hale getirildi.

– Bosna Hersek, biri barışa karşı suçun (saldırının) ve soykırım suçunun ürünü olan Rebuplika Srpska, diğeri ise yine topraklarının önemli bir bölümünde barışa karşı suç ile soykırım suçunun işlendiği Bosna Hersek Federasyonu olmak üzere iki birimden oluşan, küçük bir bölgesinde politik teoride bilinmeyen veya dünyanın herhangi bir yerinde uygulaması olmayan bir politik yönetimin bulunduğu bir devlettir. Sonuç itibariyle işlevsel veya sürdürülebilir olmayan ve uluslararası ilişkiler bakımından özel ve benzersiz politik bir faktör olması sebebiyle tamamen öngörülemeyen politik perspektifleri bulunan bir devlet kuruldu.

– Antifaşist Bosna Hersek Cumhuriyeti ordusunun savunmaya ve özgürleştirmeye yönelik faaliyetleri, Bosna Hersek Cumhuriyeti’nin işgal altındaki toprakları kurtarmaya çalıştıkları esnada durduruldu.

– Republika Srpska biriminde, politik (sivil) ve askeri sahte devlet oluşumu Republika Srpska’nın yerel toplumdan birim ve devlet seviyesine devamlılığı korundu ve sürdürüldü.

Dayton Barış Antlaşması, başta Amerika Birleşik Devletleri tarafından olmak üzere soykırım mağduruna dayatıldı ve bu haliyle soykırım mağduruna bir ceza niteliğindedir. Fakat aynı zamanda Sırpların toprak işgalini ve soykırım suçunu meşrulaştırdı ve bu yolla soykırım suçunun faillerini ödüllendirdi, dahası ortaya çıkan birimi ‘Republika Srpska’ olarak tanıdı.

Bilimsel araştırmaların sonuçları, Dayton Barış Antlaşması’nın Bosna-Hersek ile Eski Yugoslavya’nın diğer devletlerinde insanlık aleyhine ve uluslararası hukuka aykırı suçları kovuşturan uluslararası ve ulusal mahkemelerin faaliyetleri, işlevleri ve etkinliği üzerine önemli etkisine işaret etmektedir.

Dayton Barış Antlaşması, Sırp bölgesel genişlemesini ve soykırım suçunu meşrulaştırdı, bu esnada –uluslararası ve ulusal – mahkemeler kararlarında bu uluslararası-politik antlaşmanın – Bosna Hersek Cumhuriyeti’nin topraklarını iki birim olarak bölen, sahte devlet oluşumu olan Republika Srpska’yı hukuka uygun hale getiren ve soykırım suçunu meşrulaştıran Dayton Barış Antlaşması’nın – hukuka uygunluğunu, meşru niteliğini ortaya koyup tasdik ettiler. Yukarıdaki ifadelerde yer alan savların en iyi göstergesi, tüm bu mahkemelerin Bosna Hersek Cumhuriyeti’nde Boşnaklara karşı işlenen soykırım suçuna ilişkin bilimsel araştırma sonuçlarını yalnızca kısmen teyit ederek bunu tek bir mikro bölgeye – 1995 yılının Temmuz ayında BM Güvenli Bölgesi olan Srebrenica topraklarına – indirgemeleri gerçeğidir.

Yukarıda belirtilenler temelinde ilki bilimsel ve hukuki (adli) gerçek arasındaki önemli farklılık ve ikincisi, güç gösterisinin ve politikanın (ve politik etmenlerin – gerek ulusal gerekse uluslararası politik etmenlerin) ulusal ve uluslararası hukuk (adalet ve gerçeklik) üzerindeki etkisi olmak üzere iki önemli bulguya ulaşılmaktadır; bununla uygulamada, hukukun, politikanın bir aracı olduğu doğrulanmaktadır.

Bu açıklamalar; bilimsel, siyasal ve yasal (normatif) gerçeklik arasındaki uyumsuzluk ve tutarsızlıklar ve politik ve normatif gerçekler ile sosyal gerçeklik, toplum ve sosyal olgular –araştırmacıların konuları- arasındaki ilişkisizlik hakkında sonuçlara varmada önemli önermelerdir.

Uluslararası ve yerel mahkemelerin bazı kararları ile yalnızca tek bir mikro bölge ile sınırlı olmaksızın, işgal altında bulunan bölgeler, kuşatılmış şehirler ve BM güvenli bölgelerin tamamında Boşnaklara karşı işlenen soykırımı reddetmek amacıyla şeklen gerçek benzeri olgu (quasi-truth) olarak düzenlenmiş çeşitli ve çok sayıda sahteciliklerde bulunulmuş, yerel ve uluslararası topluma sunulmuştur. Bu durum, uluslararası politik bir antlaşma olan, Sırp bölgesel genişlemesini ve Boşnaklara karşı işlenen soykırım suçunu meşrulaştıran Dayton Barış Antlaşması ile bütünlük ve uyum içerisindedir” demektedir.

 

Adem Fazlıoğlu
Adem Fazlıoğluadem@ademfazlioglu.com