BURAYA DİKKAT

Astım

Yazarlar

“Bilinmeyen Aliya” hakkında

37 kez görüntülendi

Elimizde bu kez Arapçadan tercüme edilmiş bir eser var. Kitap henüz Mayıs ayında Türkçeye kazandırılmış. Aliya’nın yakın dostlarından ve 1992-95 Bosna savaşının önemli karakterlerinden Sudanlı doktor Fatih Ali Hasaneyn’in kaleme aldığı ve Ali Cançelik Hocanın tercüme ettiği eserin ismi “Bilinmeyen Aliya”.

Aliya’nın Bosna tarihine dair okumalarınının yanı sıra savaş sürecine ve sonrasına dair tanıklığını içeren “Tarihe Tanıklığım” adlı eserin; aynı şekilde yine kısa bir süre önce Türkçeye kazandırılan Smail Čekič’in kaleme aldığı Dayton notlarından derlenen “Boşnak Soykırımı” adlı çalışma notlarının İngilizceden Türkçeye tercüme edilmesinin ardından, Arapça gibi bu kez farklı bir dilden bu konularda Türkçeye bir kitap kazandırılması elbette ki bizleri memnun eden ve hepimiz için önem arz eden bir durumdur. Ümit ediyoruz ki Boşnakçamızdan da Türkçemize hatrısayılır düzeyde kitap tercümesi gerçekleştirilir ve her iki dilin konuşulduğu iki öz coğrafyamız arasındaki kültür köprüleri günden güne güçlendirilir. Bu uğurda gerçekleştirilen her bir adımın kültür dünyamızı kuvvetlendiren önemli bir işaret taşı olduğu kanaatindeyiz.

Kitap, Belgrad’a tıp eğitimi için giden ve Yugoslavya’da genç kuşağa yönelik olarak en kapsamlı İslami faaliyetler sürdüren Mladi Muslimani hareketi ile tanışarak bu hareketin öncü isimleri ile yakın bir dostluk kuran, ilerleyen süreçte Bosna Hersek vatandaşı ve Cumhurbaşkanı Danışmanı olan Fatih Ali Hasaneyn’in Aliya ile ilgili anı ve gözlemlerini paylaştığı samimi bir içeriğe sahip. Peşinen söyleyip aradan çıkaralım ki Bosna tarihine dair okuma yapan soydaşlarımızın gözünü tırmalayacak düzeyde bazı kavramlara ve şahıs isimlerine dair yazım yanlışları mevcut. Kitabın Arap alfabesinden uyarlandığı göz önüne alındığında bu durum normal algılanabilir. Fakat ister istemez bu husus ve kitaptaki konu sıralaması dikkate alınırsa, hem Türk hem de Arap editörlerden beklenen performans sanki yakalanamamış gibi. Fakat olsun, biz hatasıyla kusuruyla böyle eserlere şimdilik olumlu bakmak zorundayız, zira kendi kültürümüzden izler sunan bir kitabımız daha kaleme alınmış ve Türkçeye kazandırılmış. İnşallah ilerleyen süreçte çok daha özenle hazırlanan nice çalışmalar yazılır ve Boşnakların yaşadığı coğrafyaların kültür dünyasına kazandırılır.

Kitap özellikle Mladi Muslimani oluşumu içerisindeki Aliya hakkında oldukça önemli hatıralar içeriyor. Öyle ki bu yönüyle eserin, Ömer Behmen tarafından kaleme alınan ve Emina Yarar hanımefendi tarafından Türkçeye kazandırılan “Genç Müslümanlar 1939-2005” adlı kitaptan ve artık yalnızca sahaf rafları arasında bulabildiğimiz Munir Gavrankapetanović tarafından kaleme alınan ve Ataullah Sadak tarafından Türkçeye tercüme edilen “İmtihan Alevinde” adlı eserden sonra Mladi Muslimani hakkında en doyurucu bilgileri Türk okuyuculara sunan üçüncü kaynak eser olduğunu ifade edebiliriz.

Fatih Ali Hasaneyn, aynı zamanda Aliya’nın “Özgürlüğe Kaçışım” isimli kitabını Arapçaya bizzat ilk kez tercüme eden kişi olmakla şeref duyuyor. (s.64) Fakat kitabın Türkçede ve İngilizcedeki bu anlama gelen ismine itirazları mevcut. Ona göre kitabın ismi en doğru şekilde “Özgürlüğe Yolculuğum” şeklinde tercüme edilebilir. Zira “kaçış” kelimesinin Aliya’nın yaşam felsefesiyle hiçbir şekilde alakası olmadığı kanaatinde. Bu nedenle bu eseri Arapçaya “Tarîkî ile’l-Hurriye” telaffuzu ile tercüme etmiş.

“Bilinmeyen Aliya”da özellikle Aliya ve arkadaşlarının, özgürlük düşmanı komünist yönetim sürecinde Boşnakçaya kazandırmaya çalıştığı İslami eserler konusuna yoğunlaşılan bölüm oldukça faydalı olmuş. Hasaneyn bu süreci şöyle anlatıyor:

“Aliya’nın teşkilatıyla 15.07.1965 tarihinde Saraybosna’da ortak çalışma hususunda anlaştığımızda onlarla birlikte yeni bir yapı kurduk. … Gerekli müzakerelerden sonra on tane kitap (tercümesi) üzerine anlaştık. O kitaplar şunlardı: “İslam’a Giriş” – Prof.Dr.Muhammed Hamidullah; “Din Budur” – Prof.Dr.Seyyid Kutub, “İstikbal İslamındır” – Prof.Dr.Seyyid Kutub, “İslam Etrafındaki Şüpheler” – Prof.Dr.Muhammed Kutub, “İman Kıssası” – Nedim el-Cesir, “Kırk Hadis” – İmam Nevevi, “Riyazü’s-Sâlihîn” – İmam Nevevi, “Helaller ve Haramlar – Yusuf el-Karadavi, “Yoldaki İşaretler” – Prof.Dr.Seyyid Kutub, “Ateist Arkadaşımla Yolculuk” – Mustafa Mahmud”

Bu listedeki kitaplardan ilk olarak “İslam’a Giriş” adlı eser (tercümesi) tamamlandı. … Aliya, listedeki kitapların arasında tercüme etmek üzere bu kitabı seçti ve İngilizceden Boşnakçaya tercüme etti. Yanlış hatırlamıyorsam kızı Sabina da bu tercümede yardım etti. Kitap, İslam’ın erkanını ve temel amaçlarını öğrenmek isteyen birisi için yeterliydi. Komünizm sistemine karşı açık bir meydan okuma içermemekteydi. Bundan dolayı bu kitabın tercümesini gerçekleştirdik.” (s.67-68)

Ardı sıra Aliya’nın bizzat Boşnakçaya Mısırlı İslam şehidi Prof.Dr.Seyyid Kutub’un “Din Budur” ve “İstikbal İslamındır” adlı kitaplarını tercüme ettiğini de yine ilerleyen sayfalardan takip etmek mümkün.

Hatırlatmak gerekir ki İslamı çağımızda en makul bir şekilde anlayabilmek için oldukça faydalı olan bu eserlerin Türkçemizde de tercümesi mevcut. Dolayısıyla Aliya’nın fikir ve ideal dünyasını anlamak için çocukluğumuzda maruz kaldığımız tek kişilik resmi tarihi bir kenara bırakıp, İslam’ı hayatın bütününü kuşatan yegane ideal sistem olarak öğreten böylesi kitaplarla zihinlerimize format atarak dikkatle okumakta fayda var. Mevcut resmi tarih kültürünün zihinlerde oluşturduğu kuru gürültünün ardından kendi coğrafyalarımızla ve kendi coğrafyalarımızın özgün değerleriyle karşı karşıya kalınca karşımızda adeta bir sis perdesi ardında beliriveren Aliya’yı anlayamamak olağan bir durum olarak süregelmeye maalesef devam edebilecektir.

Peki kitabın iddialı ismi hakkında durup düşünmek gerekmez mi? Aliya; Boşnaklar, Türkler ve tüm Müslümanlar için bir “bilinmeyen” midir? Öyledir! Fikir dünyasını, entelektüel birikimini, yaşadığı dönemin siyasi güçlüklerini, Avrupa’nın orta yerindeki kuşatılmış yalnızlığını tanımadığımız, bilmediğimiz, okuduğu eserleri, ideallerini ve hemen her yönüyle kendisini yakından tanımaya zahmet göstermediğimiz kadar bizimdir Aliya. İnşallah onu, onun ve dava arkadaşlarının İslam algısını, İslamî ideallerle şekillenen tüm bir düşünce dünyasını bu gazetenin sayfalarından ileriki sayılarımızda yeterince tanıma imkanına erişebiliriz.

Samet Öztürk
Samet Öztürksametozturk@live.com