BURAYA DİKKAT

Astım

Yazarlar

“SANCAK’TA YATIRIM DÜŞÜNEN ÇOK DİKKATLİ OLMALI”

565 kez görüntülendi

Dedeleri, babaları yıllar önce Türkiye’ye geldi, ama onlar bugün ata topraklarına “ticaret yapmak için” geri döndüler… Sancak Bölgesi’nde, Novi Pazar’da iş hayatını sürdüren iki Türkiyeli Boşnağı huzurlarınıza getirmek istiyoruz; Salih Alkan (Şkrijel) ve Şaban Balata (Balota)…

Salih Alkan kimdir, kimlerdendir? Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Salih Alkan Tutinli bir babanın, Rozajeli bir annenin 1978 yılında dünyaya gelen oğludur. Babamlar Tutin’in Gradac köyünden 1968 yılında Türkiye’ye göç eden Şkrijel sülalesinden. Annemler 1960 yılında Rozaje’den göç eden Balotalardan. İstanbul’da, Yıldırım Mahallesi’nde doğdum, eğitimimi İstanbul’da tamamladım, askerliğimi Türkiye’de yaptım. Evliyim, 8 yaşında bir oğlum, 4 yaşında bir kızım var. Lise mezunuyum, İstanbul’da Laleli’de bir dönem çalıştım. Dükkanım vardı. Daha sonra Büyükçekmece’de Tepekent’te inşaat işlerine girdik.

Türkiye dışında bir ülkede iş yapmak nereden aklınıza geldi?

2006 yılında Sırbistan vatandaşlığı aldım. 2007’de de Sırbistan’da iş kurmaya karar verdik. Henüz 29 yaşındaydım ve teyzemin oğluyla beraber bu kararı aldık. Araştırmalar yaptık ve en uygun olabileceğini düşündüğümüz alan olarak inşaat malzemesi satalım dedik. Geldik ve Novi Pazar’da bir firma açtık. Fıratpen’in Winhouse markasıyla üretilen ürünlerini hazır olarak satmaya başladık. 11 yıldır devam ediyoruz. Merkezimiz Novi Pazar’da, şubemiz Belgrad’da. Türkiye’den hazır doğramaları alıp burada montajını yapıyoruz. Novi Pazar’da iki depomuz ve bir de satış noktamız var, 500 metrekarelik bir alanda çalışıyoruz. Belgrad’daki yerimiz de 700 metrekare büyüklüğünde. Sancak ve Sırbistan genelinde bayilerimiz var.

Sırbistan vatandaşlığının ticaretinize etkisi nasıl oldu?

Yaptığımız işte Sırbistan vatandaşlığının avantajlarını muhakkak gördük. Öncelikle Avrupa’ya daha rahat ulaşıyorsunuz, her şey daha kolay oluyor. Buradaki yaşamınız daha rahat oluyor. Çifte vatandaşlık benim için bir sıkıntı teşkil etmiyor, edeceğini de düşünmüyorum. Sonuçta Türküm ama Sırbistan vatandaşlığımın bulunmasının da bir sıkıntısını yaşamadım.

Aileniz de Novi Pazar’da mı yaşıyor? Bütün işleriniz Sırbistan’da mı?

Çocuklarımın eğitimlerini Türkiye’de almalarını istediğim için onlar orada. Ben ayın en az 10 günü Türkiye’de, İstanbul’da oluyorum. Mal tedariği, imalat vs. hepsi İstanbul’da olduğu için Türkiye’de de bulunmam gerekiyor. Nakliyeleri Türk ve Sancak Bölgesi’nden firmalarla gerçekleştiriyoruz. Bizim yaptığımız sadece bir firma kurmanın ötesinde. Aynı zamanda iki ülke arasındaki ticarete de katkı sağlamış oluyoruz. Firmamızda 8 kişi çalışıyor. Ve hepsi Sancaklı.

İstanbul’dan Sancak Bölgesi’ne ilk geldiğinizde neler hissettiniz?

İlk başlarda sıkıntılar oldu tabi. İstanbul gibi bir şehirden kalkıp buralara gelmek –Belgrad da büyük şehir ama İstanbul’la kıyaslanamaz– kolay değil. Ki biz Belgrad’a bile değil, Novi Pazar’a geldik ilk olarak. Buradaki şartlara uyum sağlamak zor oluyor. Novi Pazar 120 bin nüfuslu bir yer. Bizim Bayrampaşa’nın çeyreği kadar. 20 milyonluk İstanbul’dan 120 binlik Novi Pazar’a gelmek bazı sıkıntılar teşkil ediyor ama bunların hepsi zamanla geçiyor. Şu anda dönüp baktığımda kesinlikle pişman olmadığımı söyleyebilirim.

İlk geldiğimizde insanlar bizi sıcak karşıladılar. Çünkü bizim bir ayağımız her zaman buralardaydı. Akrabalarımız hala burada yaşıyorlar. O yüzden hiçbir sıkıntı yaşamadık bu konuda. Kime gittiysek gücü yettiği ölçüde yardımcı olmaya çalıştılar.

Türkiyeli bir Boşnak olarak Sancak’a baktığınızda neler görüyorsunuz? Boşnaklar Türkiye’ye nasıl bakıyor?

Türkiye’nin Sancak’a gösterdiği ilgi burada çok etkili oluyor. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın ekim ayında Sancak’ı ziyaretine ve Boşnakların gösterdiği ilgiye bizzat şahit olduk. Herkesin dilindeydi bu ziyaret. Bu kadarını tahmin etmiyorduk. İğne atsanız yere düşmezdi. Sadece Sancak’a değil, Sırbistan’ın diğer noktalarına da Türkiye’den önemli yatırımlar yapılıyor. Burası Türkiye için Avrupa’ya açılan kapı diye düşünüyorum. Ki Türkiye’nin de böyle düşündüğünü zannediyorum. Dediğim gibi Cumhurbaşkanımızın Sancak’ı ziyareti çok etkili oldu ve daha da etkili olacak. Çünkü burada yapılacak önemli işler var. Sancak Bölgesi eski ipek yolunun önemli geçiş noktalarından birisidir aslında. Otoyol projesi hayata geçirildiğinde Sancak’ın en büyük problemlerinden olan ulaşım sorununda büyük ilerleme kaydedilecek.

Peki Sırpların size ve Türkiye’ye bakışı nasıl?

Benim çok sayıda Sırp arkadaşım da var. Bugüne kadar hiçbirinden Türkiye’ye ve bize karşı bir tepki hissetmedim. Tam tersine bizim dini günlerimize, bayramlarımıza çok büyük saygı gösteriyorlar. Evet çok büyük acılar yaşandı buralarda ama onların da farkında oldukları gerçekler var. Osmanlı’nın bu topraklarda 500-600 sene hüküm sürdüğünün ve Balkanlara büyük değer kattığının farkındalar, bunu kabullenmiş durumdalar. Sırbistan’ın her yerinde Osmanlı izlerini görebilirsiniz. Özellikle Belgrad’da.

Şaban Balata kimdir, kimlerdendir? İş hayatı ata topraklarıyla nasıl kesişti?

20 Temmuz 1974’de, Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı günde İstanbul’da doğdum, Rozajeli Balotalardanım. Liseyi bitirdikten sonra 1992’de baba mesleği olan otobüsçülüğe başladım. O zamanlarda Polonya’ya çalışıyorduk. 2000-2011 arasında yapmadım bu işi ama sonrasında yeniden dönmek durumunda kaldım. Gittim otobüs aldım. 3 yıl Novi Pazar’daki bir arkadaşımın firmasında çalıştım. İstanbul’a ve Viyana’ya çalışıyorduk. Arkadaşımın firmasıyla Almanya’ya da açılmayı düşünüyorduk ama istediğimiz şartlar oluşmadı. O sebepten, 2014 yılına geldiğimizde ise kendi firmamızı, Balbuss’u kurduk. O zamanlarda bir otobüsüm vardı, ardından ikinciyi aldım. Sonra üçüncüyü de almak nasip oldu. 3 farklı güzergahımız var. Novi Pazar’dan İstanbul’a, Rozaje’den İstanbul’a ve Novi Sad/Belgrad’dan İstanbul’a olmak üzere haftada 3 otobüsümüz var. Firmamızda 15 kişi çalışıyor. Benim de Sırbistan vatandaşlığım var. Evliyim, 2 çocuk sahibiyim.

2016 yılının Mart ayında İstanbul Laleli’de Bal-et adında bir restoran açtık. Çanakkale Küçükkuyu’da da Özlem Motel adında bir tesisimiz var. Aydın Didim’de zeytinyağı imalatı yapıyoruz. Tüm bu işlerde kardeşim Şahan Balata ile ortağız.

Sancak Bölgesi bizim toprağımız. Kimse kendi toprağından vazgeçemiyor. Babam Muharrem Balata 1998 senesinde Rozaje’de bir fabrika satın aldı ve kaldı burada. Demir çelik ve yedek parça üretimi yapıyordu. Fabrika hala bizim ama artık aktif değil.

Sizden başka kimler var bu bölgede yatırım yapan?

Salih Alkan: Bizden başka birkaç arkadaşımız daha var. İnşaat sektöründe faaliyet gösterenler var. Kimi bizim gibi Türkiye Boşnaklarından, ama çoğunluğu Türk arkadaşlarımız. Büyük işler, büyük inşaatlar yapıyorlar burada. Novi Pazar ve Sancak’ın diğer şehirlerinin yenilenmeye de ihtiyacı var, çünkü evler hep eski. Öte yandan Novi Pazar 120 bin nüfuslu ama alım gücü çok yüksek. Buradaki daire fiyatlarının Yıldırım Mahallesi’nden aşağı kalır tarafı yok, bunu da belirtmek gerek. Çünkü özellikle Avrupa’da çok güçlü bir Novi Pazar diasporası var. Her aileden en az 1-2 kişi Avrupa’da çalışıyor.

Şaban Balata: Bizim Boşnaklardan gelenler aslında yok denecek kadar az. Ufak gördüler buraları, ciddiye almadılar. Ama şimdi hepsi pişmanlar. Türk arkadaşlarımız geldi 5-6 tane büyük yer yaptılar burada. Hala da yapmaya devam ediyorlar. Novi Pazarlı ortakları var. İnşaat maliyetleri burada inanılmaz düşük. Daire fiyatları yüksek ama maliyetler İstanbul’la kıyaslanamayacak kadar düşük.

Burada yatırım yapmayı düşünenlere, böyle bir niyeti olanlara ne önerirsiniz?

Şaban Balata: Sancak’taki nüfusa yönelik bir şeyler yapmak istiyorlarsa çok dikkatli olmaları gerekiyor. Çok büyük hedefler koyarsanız hüsran yaşayabilirsiniz. Bir anda uçmayı hedeflemeyin. Biz de birkaç tane iş kolu denedik ama istenilen seviyeye getiremiyorsunuz hepsini. Rozaje’deki fabrika öylece duruyor. Ama yurt dışı bağlantılı ya da Türkiye’ye ürün satmayı düşünüyorlarsa burası harika bir yer. Ağaç sektöründe yapılacak önemli işler var burada. Fabrika kurmak isteyenler için ortam müsait. Hayvancılık alanında ise belki de dünyanın en uygun yerlerinden birisidir Sancak. Ama hayvancılık da 3-5 hayvanla olmuyor.

Salih Alkan: Avrupa’nın ortasında Türkiye’ye vize uygulamayan ender ülkelerden biri. Biz Sancaklı olduğumuz ve anne babalarımız burada doğup büyüdüğü için bizim için de büyük bir şans. Dil problemimiz yok. Ama Şaban’ın da dediği gibi buradaki insanlara hitap ederek büyük işler başarabilmek mümkün değil. Ama Sancak halkı ile çalışarak ve vizyonu geniş tutarak güzel işler yapılabilir. İşçilik ücretleri Türkiye’ye göre daha uygun. Sancak Bölgesi’nin insanları çok zanaatkar insanlardır. Novi Pazar’ı örnek vermek gerekirse, tekstil şehri diyebiliriz. Tekstilin her dalında varlar. Ama bir türlü büyüyemiyorlar. Tabi ben burada biraz da politik sebeplere bağlıyorum büyüyememeyi. Türkiye buralara ne kadar dahil olursa bu sorunların da üstesinden gelinebileceğini düşünüyorum.